Ulaşımda Enerji Verimliliği
Ulaşımı kentiçi, şehirlerarası, bölgesel, ülkesel ve uluslararası ulaşım olarak sınıflandırmak mümkündür. Ulaşım sektörünün başlıca alt sektörleri karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayoludur. Kentsel ulaşımın altında yer alan temel türler (modlar) ise toplu taşıma, özel araçlı ulaşım ve “motorsuz ulaşım” olarak tanımlanan bisiklet ve yaya ulaşımıdır.
Ulaşım sektörü, enerji tüketiminin ve fosil yakıt kullanımının en yoğun olduğu alanlardan biridir. Artan araç sayısı ve hareketlilik ihtiyacı, enerji verimliliğini ulaştırma politikalarının temel başlıklarından biri hâline getirmiştir.
Türkiye’de 2003 yılında 8,9 milyon olan motorlu araç sayısı, 2018 yılında 22,7 milyona çıkmış, 2003–2018 döneminde araç sayısı %156 artmıştır. Bu artış eğilimi sonraki yıllarda da devam etmiş; TÜİK verilerine göre Nisan 2026 itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı 34,2 milyona ulaşmıştır. Buna bağlı olarak ulaştırma sektöründe tüketilen enerji de hızla büyümüştür. 2003 yılında 12,4 milyon TEP olan ulaştırma sektörü enerji tüketimi, 2018 yılında 28,4 milyon TEP’e çıkmıştır. Söz konusu 2003–2018 döneminde ulaştırma sektöründe tüketilen enerjide %129’luk bir büyüme meydana gelmiştir. Enerji denge tablolarına dayalı güncel verilere göre ulaştırma sektörü enerji tüketimi 2023 yılında yaklaşık 33,3 milyon TEP seviyesine ulaşmıştır.
Sınırlı miktardaki biyoyakıt ve elektrik kullanımı ihmal edildiğinde, ulaştırma sektöründe harcanan enerji büyük ölçüde petrol ürünleri ile LPG ve CNG gibi gaz yakıtlardan karşılanmaktadır. Petrol ve gazın Türkiye’de büyük ölçüde ithal edildiği göz önünde bulundurulduğunda, ulaştırma sektöründe yapılacak enerji verimliliği çalışmalarının enerji maliyetleri, dışa bağımlılık ve emisyonlar üzerindeki etkisi daha iyi anlaşılabilir.
Gerek şehirlerarası yolculuk gerekse kent içi ulaşımda bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de dikkat çeken gelişmelerden birisi, özel araç sahipliğinin artması ve buna koşut olarak ulaşımda otomobilli yolculukların oranının büyümesidir. Bireylerin giderek daha fazla oranda otomobil kullanımına yönelmeleri, kent içi ve şehirlerarası ulaşımda yolcu başına harcanan enerji miktarını ve emisyon miktarını hızla artırmaktadır.
Yolcu/km başına enerji tüketimine bakıldığında, otomobilin otobüs ve metroya göre çok daha fazla enerji tükettiği görülmektedir. Otomobilin minibüse göre 3 kat, otobüse göre 13 kat daha az yolcu taşıdığı da bir başka önemli veridir.
Bu nedenle toplu taşımanın güçlendirilmesi, ulaşımda enerji verimliliğini artırmanın en etkili yollarından biridir.
Özellikle kent içi ulaşımda toplu taşımaya yönelik alternatif uygulamaların geliştirilmesi önemlidir. Bu kapsamda, şehir planları yapılırken, dağıtık değil toplu mahalle oluşumlarının ulaşım ihtiyaçlarını azalttığı göz önüne alınmalı ve şehir planları buna göre yapılmalıdır.
Deniz ve su ulaşımı imkânı olan kentlerde feribot ve benzeri araçlarla yapılan hizmetin iyileştirilmesi projeleri de önem taşımaktadır. Yeni feribot iskeleleri, otobüs hatlarının iskelelerle entegrasyonu, kentsel ulaşımda deniz yolculuğunun payını artıran uygulamalardır.
Raylı sistemlerin yolcu ve yük taşımacılığında büyük bir enerji tasarrufu sağladığı bilinmektedir. Metro ve hafif raylı sistemlerin geliştirilmesi enerji verimliliği açısından önemli bir adımdır.
Gelişmiş ülkelerde ve kısmen Türkiye’de son yıllarda gittikçe yaygınlaşan bir başka uygulama örneği de hızlı otobüs taşımacılığına uygun yollardır (Bus Rapid Transit – BRT). 1970’lerde Latin Amerika’daki kent merkezlerinin hızla büyümesi ve trafik sorunlarının artması üzerine geliştirilen bu yaklaşım, 1990’lardan itibaren Avrupa’da da uygulanmaya başlanmıştır. Türkiye’de bu uygulamanın en bilinen örneği İstanbul’daki metrobüs uygulamasıdır.
Büyük kentlerde etkin bir toplu taşıma sistemi kurulurken, özel araç kullanımını azaltacak ve toplu taşımayı daha cazip hâle getirecek önlemler de değerlendirilmelidir. Bu kapsamda, toplu taşıma sistemlerinin sadece ana yollardan değil ara caddelerden de geçerek servis yapmaları, frekansın ve hizmet düzeyinin yüksek olması planlanmalıdır.
Kent merkezlerinde park yasaklarının ciddiyetle uygulanması, park ücretlerinin artırılması ve ücretsiz park imkânlarının sınırlandırılması gibi uygulamalar da özel araç kullanımını azaltmaya katkı sağlayabilir.
Ulaşımda enerji verimliliğini artırmanın tek yolu, toplu taşıma araçları değildir. Sinyalizasyon sistemlerinin uygun planlanması da dur-kalkları azaltarak daha az enerji tüketilmesine katkı sağlayan bir uygulamadır.
Şehir içindeki kavşaklarda trafik akışını kolaylaştırmak için birbiri ardına gelen sinyalize kavşaklara Yeşil Dalga Sistemi’nin kurulması ve çalıştırılması bu kapsamda önemli bir uygulamadır. Kara yolu ulaşımında trafik ışıklarında LED teknolojisinin kullanılması gibi uygulamalar da enerji tüketimini azaltabilir.
Belediyelerin kara yolu sinyalizasyon sistemlerinin işletilmesi için kullanılan elektrik miktarını düzenli aralıklarla izlemesi de bir diğer önemli adımdır.
Ayrıca akıllı trafik yönetimi uygulamaları, araçların rölantide bekleme süresini ve gereksiz yakıt tüketimini azaltarak ulaşımda enerji verimliliğine katkı sağlayabilir.
Avrupa’da başarılı örnekleri görülen bisiklet ve yaya ulaşımının teşviki konusunda ülkemizde gelişim potansiyeli bulunmaktadır.
Konya ve Bursa gibi kentlerde bisiklet planı yapılmış, bisiklet yolları geliştirilmiş, duraklarda bisiklet park yerleri yatırımları gerçekleştirilmiştir. Bazı üniversite kampüslerinde “kamu bisikletleri” uygulaması olarak bilinen sistem kurulmuştur: Kampüste çeşitli noktalardan bisiklet alınabilmekte, kullanıldıktan sonra herhangi bir noktaya bırakılabilmektedir.
Unutulmamalıdır ki bir otomobilin park ettiği yere 18 bisiklet park edebilmekte, bir tek otomobilin hareket alanında 30 bisiklet hareket edebilmektedir. Hem mekânsal açıdan hem de enerji tüketimi açısından bisikletlerin otomobillere göre büyük avantajları vardır. Mesafelerin çok uzun olmadığı yerlerde bisiklet kullanımı, sağlıklı yaşam için de faydalıdır.
Bu nedenle kısa mesafeli yolculuklarda yürüyüş ve bisiklet kullanımının teşvik edilmesi, hem enerji tüketimini hem de kent içi trafik yoğunluğunu azaltmaya katkı sağlayabilir.